Mini Etek Seven İstanbul Travesti Banu

İstanbul geceleri başka… Hele bir de bu şehri parmaklarının ucunda oynatmayı bilen biriysen… Mesela Banu gibi.

Mini Etek Seven İstanbul Travesti Banu, geceleri yalnızca ışıklar altında parlayan bir kadın değil, aynı zamanda arzunun ta kendisi. Gecenin geç bir saatiydi. Banu, salonun ortasında aynanın karşısında son rötüşlarını yapıyordu. Uzun siyah saçlarını savurup, kırmızı rujunu sürdü. Jartiyerini diz hizasında düzeltti. Siyah mini eteği o kadar kısa, o kadar iddialıydı ki, oturmaya cesaret isteyen cinsten. Üstünde ise transparan askılı bir bluz… Sutyen bile yok. Her adımda bir davet, her bakışta bir ima…

Az önce internet sitesine yeni ilanını koymuştu:
“İstanbul Travesti Banu – Jartiyer, Mini Etek ve Gizli Fanteziler. Cesareti Olan Buyursun.”

Telefonu titredi. WhatsApp’a düşen mesajda bir erkek vardı:
“Gelmek istiyorum. Ne zaman müsaitsin?”
Banu, tek bir emojiyle yanıt verdi: 🍷
Sonra adresi attı. Hazırdı.

Yarım saat sonra zil çaldı. Banu yüksek topuklarının sesini yavaşça vurgulayarak kapıya yürüdü. Her adımı, karşısındakinin sabrını zorlayacak kadar yavaş ve etkileyiciydi. Kapıyı araladığında, adamın yüzüne yayılan şaşkınlık ve arzu karışımı ifadeyi fark etti.

Adamın gözleri hemen aşağı kaydı. Mini etek, jartiyer, uzun bacaklar, topuklular… Ve hepsi de “dokunulmayı bekleyen bir sır” gibiydi.

“Geldin demek…” dedi Mini Etek Seven İstanbul Travesti Banu, sesi hem sıcak hem de kışkırtıcıydı.

Adam ne diyeceğini bilemeden başını salladı. Gözlerini kaçırmadı, kaçıramadı.
Banu kapıyı sonuna kadar açtı. Girişte bir anlık sessizlik… sonra o meşhur cümle geldi:

“İçeri girdiysen, artık benim oyun kurallarıma uymak zorundasın.”

Erkek tek kelime etmeden içeri girdi. Ayakkabısını bile çıkarmadan.
O andan itibaren gece başlamıştı.

Mini Etekli İstanbul Travesti Banu – Oyun Başlıyor

Adam içeriye adım attığında burnuna çarpan vanilya ve ten karışımı koku bir anda başını döndürdü. Loş ışıkta hafif dumanlı bir hava vardı evde… belki biraz tütsü, belki biraz kasıtlı gizem.
Kapı kapandı. Tık.
Dış dünyayla bağlar koptu. Artık sadece Banu vardı ve onun kuralları.

Adam ayakta öylece kalmıştı. Gözleri Banu’nun üstünde gezinirken, dudakları kurumuştu.
Banu ise arkasını dönüp yürümeye başladı. Mini eteğin altından jartiyerin lastiği hafifçe görünüyordu, sanki her adımda biraz daha “gel” diyordu. O uzun bacaklar, ince bele bağlanan askılı bluzun sırt dekoltesi… Hepsi tam anlamıyla teşhir ama bir o kadar da zarifti.

“Bakma öyle,” dedi Banu, kanepeye geçip bacak bacak üstüne atarken.
“Gel otur. Biraz sohbet etmeden olmaz. Ben kolay elde edilen biri değilim…”

Adam yavaşça yanına oturdu, ama gözleri hâlâ Banu’nun dizlerinde. O an Banu, bacağını hafifçe kaldırıp eteğini biraz yukarı çekti. Jartiyer klipsleri net şekilde göründü.

“Hoşuna gitti mi?” diye sordu, sesi buğulu ve yavaş.
Adam dudaklarını ıslatıp, belli belirsiz başını salladı.
“Çok… güzelsin,” diyebildi sadece.

Banu hafifçe gülümsedi. Elini adamın dizine koydu, yavaşça yukarı çıkardı ama tam kalçaya ulaşmadan durdu.
“İzin istemek hoşuma gider,” dedi.

O anda adamın gözleri Banu’nun gözlerine kilitlendi. İlk defa aralarında bir güç savaşı başlamış gibiydi. Ama Banu’nun gülümsemesinde kazananın kim olduğu çoktan yazıyordu.

“Şimdi sana ne yapacağımı düşünüyorsun, değil mi?” dedi Banu, adamın kulağına eğilip fısıldayarak.
“Merak etme… sürprizleri severim.”

Sonra yerinden kalktı, yavaşça o dar koridora doğru yürüdü.
Bir elini eteğinin arkasına attı, hafifçe kıvırdı, jartiyeri biraz daha sergiledi.
“Yatak odası solda,” dedi.
“Cesaretin varsa… takip et.”

Mini Etekli Travesti Banu’nun – Odası Karanlık, Niyet Belli

Adam birkaç saniye tereddüt etti ama sonra ayağa kalktı. Kalbi hızla atıyordu. Banu’nun arkasından yürürken, gözleri onun bedeninde kaybolmuştu.
Kıvrak kalçaları her adımda salınıyor, mini eteğin altından jartiyerin lastikleri göz kırpıyordu adeta. Topuklu ayakkabılarla yürüyen bir kadının o kendinden emin hali vardı Banu’da ama bir farkla: Her adımında “bu gece unutulmaz olacak” diyordu.

Yatak odasının kapısı aralıktı. Banu içeri girip ışığı kısmıştı. Odanın içi amber rengi bir ışıltıyla yıkanıyordu. Yatakta kırmızı saten örtüler, köşede hafif dantel perdeler… duvarda ise büyük bir ayna.
Her şey tensel, her şey kışkırtıcıydı.

Banu yatağın ucuna oturdu. Bacaklarını yavaşça açtı. Eteği neredeyse kalçasına kadar sıyrılmıştı. Jartiyer klipsleri parlıyordu. Üzerindeki transparan bluzdan meme uçları net seçiliyordu.
Kırmızı ruju daha da çekiciydi bu ışıkta.

“Elbisemi çıkarmanı isterdim,” dedi, dudaklarının kenarında alaycı bir tebessümle.
Ama sesinde bir buyruk vardı. Yumuşak ama kesin.

Adam yavaşça yaklaştı. Önce bluzun askılarını omuzlarından indirdi.
Banu, gözlerini bir an bile ayırmadan bakıyordu ona.
Sonra elleri eteğin kenarına gitti. Banu izin verdi. Etek yavaşça aşağı indi. Jartiyer, iç çamaşırı, her şey açıkta…

Banu’nun bedeni, karanlıkla aydınlık arasında gizemli bir oyun oynuyordu. Kadınsı, çekici, cesur… ama bir o kadar da yönlendirici.

“Diz çök,” dedi yavaşça.
Adam, bir an bile düşünmeden diz çöktü onun önünde.
“Bu gece kim olduğunu unut,” dedi Banu, eliyle adamın çenesini tutarak.
“Bu gece sadece hissedeceksin.”

O anda parmaklarını adamın saçlarına geçirdi, yavaşça kendine çekti.
Gözleri ateş gibi yanıyordu.

Ve gece, işte o an başladı.
Artık ne zaman vardı, ne yer.
Sadece bedenler, nefesler ve arzular konuşuyordu.

Banu adama aktif olmaya başladı, defalarca sert inleterek gidip geliyordu. Erkek hunlarca boşalmış ve banuya aşık olmuştu.

Beyler İstanbul’da Travesti Hikayeleri daha fazla olsun istiyorsanız, devamı için bizi takip etmeyi unutmayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir